SADECE VE SADECE HİLAFET SİSTEMİNE EVET DENİLMELİDİR!

2014-01-27
SADECE VE SADECE HİLAFET SİSTEMİNE EVET DENİLMELİDİR!

Haber Yorum

SADECE VE SADECE HİLAFET SİSTEMİNE EVET DENİLMELİDİR!

HABER:

AK Parti'nin MHP'nin desteği ile gündeme getirdiği ve yönetim sistemini değiştiren anayasa değişikliği teklifinin 2. tur görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda başladı. Görüşmelerde yapılacak oylamalarda milletvekilleri anayasa değişiklikleri için nihai kararlarını vermiş olacak. Teklifin maddeleri ve bütünün kabulü için en az 330 'Kabul' oyu gerekiyor. Kaynak: Haber Ajansları

YORUM:

Geçen hafta Mecliste yapılan birinci tur oylamadan sonra başkanlık sistemini de içeren anayasa değişikliği teklifinin ikinci tur görüşmeleri bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda başladı. İlk turda geçen anayasa değişiklik teklifi büyük bir ihtimalle 2.turda da geçerek referanduma gidecektir. Nisan ayında yapılması beklenen referandum oylamasından da çıkması beklenen anayasa değişiklik teklifi yasalaşarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Dolayısıyla böylece on sekiz maddelik yeni anayasa ve başkanlık sistemi Türkiye siyasi hayatına girmiş olacaktır. Bu sonuçtan siyasi olarak AK Parti-Amerika- kazançlı çıkarken CHP-İngiltere- ise büyük bir kayıp yaşayacaktır. Fakat bu konuda tartışmalar bitmeyecek ve devam edecek gibi görünmektedir. Nitekim CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bir konuşmasında “Başkanlık sistemi referandumdan çıkıp yasalaşsa dahi krizler sona ermeyecek ve bir iç savaş çıkabilir” söylemi ile topluma bir mesaj vermek istemiştir. Aslında Kılıçdaroğlu’nun bu söylem ve tehdidini İngilizlerin AKP’ye karşı siyasi bir mesajı olarak algılamak daha doğru olacaktır. Yani İngilizler bu işin daha bitmediğinin ve devam edeceğinin mesajını vermektedir. Siyasi durum açısından durum böyledir.

Bu durumu toplumsal açıdan değerlendirecek olursak şu anki mevcut durumdan daha iyi bir noktaya gelinmeyecektir. Nitekim ister parlamenter sistem olsun isterse de başkanlık sistemi olsun her ikisi de gayri İslami sistemler olup, sömürgeci kâfirler için bir kazanç, ümmet için ise ciddi bir kayıptır. Buna ilaveten her iki sistem de İslam’ın yeniden iktidara gelmesini engellemek için sömürgeci kâfirlerin egemenlik ve bekasının devamını sağlayan sistemlerdir. İster şu an uygulanan parlamenter sistem olsun ister getirilmesi amaçlanan başkanlık sistemi olsun, bu ümmete yıkım ve zilletten başka bir şey getirmeyecektir. Çünkü her iki sistemi de içinde barındıran kapitalist sistem şu an dünyayı uçurumun kenarına getirmiştir. Bununla birlikte şu an toplum bu iki sistem arasına sıkıştırılarak ikisinden birini tercih etmeye zorlanmıştır. Adeta toplumun iradesine ipotek konularak iki arada bir derede bırakılmış ve doğru bir tercih yapma hakkı elinden alınmıştır. Hem parlamenter sistemi talep eden hem de başkanlık sistemini talep eden toplum farkında olmadan aynı şeyi talep eder hale gelmiştir. Yani bütün istikrarsızlığın, terörizmin ve krizlerin kaynağı olan demokratik kapitalist sisteme evet demiş olmaktadır. Ayrıca ister parlamenter sistemin yönetildiği ülkeler olsun isterse de başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler olsun manzara pek de farklı değildir. Her iki sistem de insanlık için sömürü ve beladan başka bir şey getirmemiştir. Yapısı itibari ile bu beşeri sistemler devamlı olarak kriz üretmeye müsaittir. Sorunları çözmekten daha ziyade sorun üreten bir karaktere sahiptirler.

Öyle ise toplumun önüne bu iki seçenekten başka diğer üçüncü bir alternatifin konulması kaçınılmazdır. O da Âlemlerin Rabbinden gelen Hilafet sistemidir. İşte toplumun bunu talep etmesi ve bunun için çalışması gerekir. Ayrıca kapitalist sistem nedeniyle hem Müslüman hem de dünya toplumlarında ciddi anlamda bir güven ve istikrarsızlık bunalımı mevcuttur. İstikrarın ve güvenin sigortası ise Hilafettir. Nitekim Rasulullah () bir takım kriz ve zulümlerden sonra tekrardan ümmetin hatta bütün insanlığın istikrara ve güvene kavuşacağını şu hadisi ile bizlere müjdelemiştir.

“Kıyamete yakın bir zamanda ümmetimin üzerine yöneticiler nedeni ile şiddetli belalar inecektir. Öyle ki bu belalar daha önce işitilmiş ve duyulmamış kadar şiddetli olacaktır. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelecek, yeryüzü zulüm ve adaletsizlikle dolacaktır. Öyle ki mümin bir kimse zulüm nedeni ile sığınacak bir yer bulamayacaktır. İşte böyle bir zamanda Allah Azze ve Celle ümmetimden bir adam gönderecek. Yeryüzü daha önce zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi bu sefer de adalette dolacaktır. Yer ve gök ehli ondan razı olacaktır. Yer bünyesindeki her bir tohumu çıkartacak, gökyüzü de bir damla suyu olsa dahi Allah onu bolca indirecektir.” (Müstedrek Ale’s Sahihayn)

Dolayısıyla ümmet ne parlamenter sisteme ne de başkanlık sistemine; sadece ve sadece Hilafet sistemine evet demelidir.

Hizb ut-Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına

Yılmaz Çelik